Ana içeriğe atla

Personasını arayan bir şair

Uzun yıllar medya sektöründe televizyonculuk yapan Türker Alagözyaylası'nın Muhkem isimli ilk şiir kitabı okuyucularıyla buluştu.
Jest Kitap markasıyla yayımlanan Muhkem'de şair, Garip akımı şiirlerini çağrıştıran bir üslubun yanı sıra, kentin karmaşasını merceğe aldığı şiirlerinde de İkinci Yeni şairlerine gönderme yapıyor.

KENTTE YAŞAYAN BİREYİN DRAMINI ÇARPICI BİR DİLLE ANLATIYOR
Türkiye'nin 80 sonrası yaşadığı sosyokültürel değişimi şiirseverlere kolay, anlaşılır ve yalın bir dille yansıttığı kitabın ilk bölümü olan 'Düşüstü'nde şair, çocukluktan ilk gençliğe geçiş evresinde henüz yitirilmemiş değerlerin, dostluğun, arkadaşlığın, aşkın, sevginin, tutkunun ve paylaşımcılığın izlerini sürüyor.
İmaj ve paranın insani değerlerin yerini aldığı kitabın ikinci bölümü olan 'Kartondan Burjuva'da ise, kentte yaşayan bireyin dramını çarpıcı ve kaotik bir dille aktarıyor; kentin arka sokaklarını mesken tutmuş kir pas içindeki çocukları, intihara meyilli mutsuz bireyleri, yalnız ve çaresiz yoksulları şiirin merkezine koyarak tüm 'sağlamlığı' ve 'kartonluğu' ile etraflarında yaşanan karmaşaya bakıyor hüzünle.

TOPLUMSAL ALTÜST OLUŞ VE DEĞER EROZYONU
Şair, çocukluk ve ilk gençlik yıllarının ardından büyümüş olmanın bedelini de bir sonraki 'Narkolepsi' bölümünde ödüyor. Çünkü bunca altüst oluş ve değer erozyonu, son kertede hepimiz gibi onu da kaçınılmaz olarak uyku ile uyanıklık arasındaki sancılı düşlere sürüklüyor. Sade, yalın bir dilden gerçeküstücü bir çizgiye geçerken de, "aynam/ keskin yamacım/ göster bana suretimi/ gerçeğimi" diyerek kendi personasını arıyor.
Bir dönem NTV'de yayın yönetmenliği ve prodüktörlük görevlerini üstlenen Türker Alagözyaylası, yer yer sinematografik öğelere de başvurduğu Muhkem'de okura, "Küçük Kıyamet" şiirinde yaptığı gibi, herkesin derin bir yalnızlığın içine gömülüp tek kelime konuşmadığı, ne acıyı acı gibi yaşayıp ne de büyük meseleleri dert edinmeden sadece kendi küçük kıyametine mahkûm oluşunu da gözler önüne seriyor.

HASTALIKLI DÜŞLER ARASINDA GEZİNEN GÖLGELER
Halen kısa film ve belgesel film alanındaki çalışmalarını sürdüren Türker Alagözyaylası, gerçeküstücü bir dille kurduğu ilk şiir kitabı Muhkem'de şiirseverlere, özlemini çektiğimiz çocukluktan yitirilmiş aşklara, kent yalnızlığından korkulu rüyalara, mutsuz insanlardan karton karakterlere çarpıcı bir panorama sunuyor.
Kitap boyunca, kentin çarkları altında ezilen bireyi hastalıklı düşler arasında gezinen gölgeler gibi hareketli resimlere dönüştürürken; ayrılığı, hüznü, acıyı, sevgiyi, yoksulluğu ve çaresizliği de kapitalizm ve postmodern dünyanın karşısına bir itiraz olarak koyuyor.

ŞAİR HAKKINDA
1979 yılında Çorum'da dünyaya gelen Türker Alagözyaylası, Turizm Otelcilik Yüksekokulu'nun ardından üniversitede işletme ve sinema-TV eğitimi aldı.
2007-2008 yılları arasında Oda TV internet sitesinde editörlük yaptı, daha sonra dört yıl boyunca NTV'de yayın yönetmenliği ve prodüktörlük görevini üstlendi.
Şimdilerde mesleğini bağımsız olarak sürdüren şair, kısa film, video klip ve belgesel film yönetmeliğinin yanı sıra, halen belgesel film alanında çalışmalarına devam etmektedir.
Muhkem, şairin ilk şiir kitabıdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dergi yayıncılığı için şık ve modern tasarımlar

İyi Şeyler ekibi, uzun yıllardır yayıncılık sektörü içinde bulunan yazar ve editörlerin yanı sıra modern grafik tasarımları da yapan kreatörleriyle; sanat, edebiyat ve sektör dergilerine ihtiyaçları ölçüsünde fark yaratan içerikler oluşturan; şık ve ilgi çekici konseptleriyle dergi, broşür, kartonet gibi taleplerinizi de karşılıyor.




Bize ulaşın: ajansiyiseyler@gmail.com

Kitap mı yazdınız? Bize ulaşın!

Alanında uzman olan İyi Şeyler ekibi; basım, yayın, dağıtım, tanıtım, grafik tasarımı, editörlük ve danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra, bir yayının yayımlanma serüveninde dosyanın edisyon sürecinden kapak tasarımına, mizanpajından dağıtım ve tanıtımına kadar bütün aşamalarında yazar ile 7/24 irtibat halinde, süreci koordine edip yöneten bir çalışma sistemini esas alıyor.

Bize ulaşın: ajansiyiseyler@gmail.com

Büyüleyici düş öyküleri

Mehmet Ferah'ın 30 yıldır evindeki bir sandıkta biriktirdiği öykülerinden oluşan Düş Vadisi isimli kitabı geçtiğimiz aylarda okuyucusuyla buluştu. Kitapta, maden işçilerinin zorlu yaşam koşullarından akıl hastalarının sorunlarına, 17 Ağustos'taki büyük Gölcük depreminden kavuşulamayan aşklara değin birbirinden çarpıcı 15 öykü bulunuyor.

Büyük bir ustalıkla işlediği öykülerinde yazar, okuyucuyu kâh gülümsetecek, kâh hüzünlendirecek büyülü bir dünyaya çağırıyor; düşlerden kurulu bir vadiden geçerken sadece sevginin sıcaklığını hissetmekle kalmayacak, ruhun ıstırabını da duyumsayacaksınız; hemen her öyküde hayatın anlamını sorgularken, ansızın çocukluk ve ilk gençlik yıllarınıza dönerek bir anda gülümsemeye başlayacaksınız.

GÖÇÜK ALTINDA KALAN MADEN İŞÇİSİ

Kitabın şiirsel bir dille açılan ilk öyküsü "Düş"ün ardından, Soma'da hayatını kaybeden 301 maden işçisinin anısına ithaf edilen "Maden" öyküsüyle karşılaşmak, okuyucuda tam bir şok etkisi yaratıyor. Patlam…